6 Eylül 2011 Salı

Candan Ünalla bal gibi sohbet

Kalemine hayran oldugum Candan Ünaldan küçücük bir ropörtaj hazırlamak istedim blogum için. İstegimi yere salmadan, seve seve  sorularımı cevapladı. Sonuçta bal gibi bir sohbet alındı: sorularım ve cevaplarıyla. Kendisine bir daha burdan  kucak dolusu teşekkürlerimi sunuyorum:)


1.Öncelikle merhaba. Teklifimizi  Kabul ettiginiz için öncelikle çok teşekkür ederim. İlk once böyle bir soruyla başlamak isterdim ropörtajımıza. Candan Ünal kimdir? Kendinizi nasıl karakterize ederdiniz?
-Merhaba! Asıl ben teşekkür ederim, bu ortamda dostlarla buluşmaya imkan tanıdığınız için. Aslında insanın kendini anlatması ne kadar zor, değil mi? Kendimi hayatın öğrencisi olarak tanımlayabilirim. Hepimiz gibi her geçen gün gelişmeye,öğrenmeye çabalayan ve yaşam sınavından mümkün olduğunca çok bilgiyle geçmeye çalışan biriyim. Ancak biyografik olarak 1974 istanbul doğumluyum. Sizler beni yazılarımdan tanıdınız ancak 20 yılı aşkın zamandır sahne alıyorum, şarkıcıyım. Bunun yanı sıra oyuncuyum. Diğer mesleklerimin yanında yazarlığım daha yeni.

2. Psikoloji konularda özellikle kadın-erkek ilişkilerinde  yazılarınız, düşünceleriniz mükemmel hatta ötesi derdim. Hayat  çok iyi ögretmen oldu bu konularda Candan hanıma diye bilirmiyiz?
- İşin açıkçası hepimizin yaşadıkları farklı olsa da, duygularımız ortak. Acılarımız, sevinçlerimiz, kederlerimiz aynı. Benzer olaylar yaşıyor, aynı duyguları deneyimliyoruz. kadın-erkek ilişkilerinde özel hayatımda yaşadıkalrım elbette çok önemli; rendelenmeden, canınız acımadan, gözyaşı dökmeden başkalarının acılarını yazmak mümkün değil sanırım. Ancak hiç yaşamadıkalrımı da gözlemleyerek, dinleyerek, seyrederek, okuyarak öğrendim. İnsanın yolculuğu da insanla. Eğer görebiliyorsan, başkalarının hayatlarından alınacak çok ders var. Ama yaşamın sert bir öğretmen olduğu doğru!

3. Hiç ihanet gördünüzmü? Sizce neden kaynaklanıyor ihanet? Yani neler neden oluyor bir kişinin karşısindekine ihanet etmesine?
- İhaneti görmez olur muyum? Elbette gördüm, üstelik sadece aşkta değil, pek çok insna ilişkisinde! İhanete o kadar çok sebep bulunabilir ki! İhanetin nasıl olduğundan çok, kimin yaptığına bakarak sebebe ulaşılabiliyor bence. Ömrünü ihanetle süsleyen, bununla öğünen ve kendini ancak ihanetle var eden birinin sebebi ile, ihanetin ortasına çekilen birinin sebepleri farklıdır. İhanete neden aramak, kendimizi her seferinde daha fazla suçlu hissetmemize yol açıyor diye düşünüyorum. Günümüz şartlarında ihanetin resmileşmesi, kabul görmesi şaşırtıyor beni. Artık ihanet doğal kabul ediliyor ama bana sorarsan ihanet bulaşıcı hastalık gibidir; bir yerde, yani kadın-erkek ilişkisinde bu kadar yayıldıysa, insanın bulunduğu her ortama girecek demektir.

4.Nasıl bu kadar pozitif olmayı başarıyor Candan Ünal?
- Pozitif miyim? Bilmem! Siz öyle görüyorsanız, ne mutlu bana.. ben sadece kabul ediyorum. Yaşadıklarıma isyan etmemeyi öğrendim. Başıma gelen olaylardan ders almayı ve aslında iyi veya kötü yaşadığım her şeyde benim hayrıma olacak ama bazen göremediğim noktalar olduğunu kabul ettim. Belki bu yüzden daha huzurluyum. Herkes bir şeye inanıyor. Ben de bu evreni yaratan güce ve onun hazırladığı plana inanıyorum. Tamamen kaderci değilim ve insanın kendi seçimleriyle yolunu çizdiğini düşünüyorum ama bir yerlerde yanlış yola girdiysen, yukarıdan seni döndürecek bir ihtar da geliyor.Önüne çıkan engele kızmak yerine, bunun gittiğin yolun yanlış olduğunu anlatan bir işaret olduğunu kavramak gerekiyor. Seçimlerin sonuçları! Belki senin pozitiflik dediğin, benim içime sinen bu huzurdur.

5. Candan hanım, gerçekten “kaçan kovalanır”mı? Bu konuda düşüncelerinizi almak isterdim.
- Kaçanın kovalanacağı fikri çok yaygındır. Altında, insanın doğasında sahip olmadığı şeye karşı duyduğu istek yatar. Kaçarsan, bir ihtimal kovalanabilirsin ancak ben hep sonrasına bakıyorum. Ya sonra? Yakalandığında ne olacak? Sadece kaçtığın için kovalayan birinin içindeki o hırs ve istek, yakalandığında bitmeyecek mi? Beni ilgilendiren kısım burası. Bir oyuncak için günlerce ağlayan çocuğa, sonunda oyuncağı aldığında ilgisini en fazla ne kadar çekebilir, kaç saat? Kaçan ve kovalayan durumu, benim için basit bir oyundan ibarettir ve kaçan genelde hep yenilir. Oysa ilk başta yendiğini zanneder...

6. İhanet eden kimi kandırıyor aslında sizin düşüncelerinize gore? Kendini mi yoksa karşısindekinimi?
- İhanetin sonunda kimin aldandığının bir önemi yok bence. Kendini de aldatabilirsin, karşındakini de yakalanmadıysan aldatmışsındır. Sorun şurada; ilişkiye ihanet karışmışsa, artık o ilişki nasıl ayakta durur? Bu ilişkiyi devam ettirmek ne kadar doğrudur? Bu ihanetin çiftin üzerindeki etkisi ne olacaktır? Yani, ihanetten sonra yaşanacaklardır önemli olan.

7. “ Her bitiş bir başlanğıcdır” derler. Siz nasıl düşünüyorsunuz? Gerçekten her bitiş bir başlangıcdırmı?
- Doğum bir başlangıç bize göre, ölüm bitiş. Ama belki de ölüm bir başlangıçtır, doğum bitiş.. Hayatın kuralı yenilenmek üzerine kurulu. Bir yıl bitiyor, yenisi başlıyor. Bir gün bitiyor, yenisi başlıyor. Her biten olay, aşk, dostluk, bizi yeni bir maceraya itiyor. Bitenlerden elinde kalanlar, aldığın dersler, başlayacakların habercisidir aslında. Farkında olmak lazım!

8. Sizi sevənlərə, okurlarımıza tavsiyyeleriniz ne ve nelerdir? Kadın-erkek ilişkileri konusunda?

  - -Tavsiye; istemeyene verildiğinde çok sıkıcıdır:) O yüzden, tavsiye vermeyeyim ben. Yazılarımda hayata bakışımı, duyguları, ilişkileri, kendimi, başkalarını, dünyayı, nasıl gördüğümü, başkalarının nasıl gördüğünü dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Eğer birilerine ufak da olsa bir yol gösterebiliyorsa cümlelerim, ne mutlu bana! herkes kendi yolunu bulacak, herkes kendi hayatını yaşayacak ama bazen bir cümle, bir kelime, karanlıkta mum olabiliyor. Bir kişinin bile hayatına güzel bir etkim olmuşsa, bundan onur duyarım.
9. Bizden beklediginiz ama vermedigimiz soru oldumu? Olduysa hangi soruydu? Ve sonda Deyerli vaktinizden ayırıb sorularımızı cevaplandırdığınız için çok çok teşekkür ederiz. Azerbaycandan kardeş Türkiyeye özellikle sevgili Candan Ünalımıza kucak dolusu selamlar, sevgiler. Hep böyle pozitif, samimi , sevgi dolu kalın. Sizi çok seviyoruz.
- Sorularınızın hepsi çok güzeldi. benimle bu güzel sohbeti paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Beni değerli kıldığınız ve siz de zaman ayırdığınız için ben teşekkür ederim. İnternet, hayatlarımızı birleştirmemize yardımcı oluyor. En uzak yerlerde bile gönül dostluğu yapabilir hale geldik. Yüreğinizi, sayfanızı bana açtığınız için çok mutlu oldum. Bütün uzaklar böyle yakın oluyor demek ki! inşallah bir gün gelip oraları da gezip, sizlerle karşılıklı kahve içmek kısmet olur. Azerbaycan'a selamlar ve sevgiler.
Sohbetleşdi: Xeyale Kelbiyeva


Siz bu yazıyı okuyan counter şanslı kişiden birisiniz..